Kentsel dönüşümde büyüme 2014′te

Toki Konutları 17 Nisan 2013 0
Kentsel dönüşümde büyüme 2014′te

Garanti Mortgage Genel Müdürü Murat Atay, “Konut kredilerinde faiz değişken olsaydı, faizler daha aşağıya düşebilirdi. Faizler değişken olmadığı için faizlerin tarihi düzeyde olduğunu düşünüyorum” dedi.



Türkiye’de mortgage uygulaması, kentsel dönüşümde bankaların rolü, konut kredileri ve sektöre ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Atay, ABD’de başlayan subprime mortgage krizine de değindi.O dönem işsiz birinin bankaya başvurması halinde bile konut kredisi alabildiğini aktaran Atay, “Bankacı, ‘Tamam bu adam işsiz ama 2-3 sene sonra iş bulabilir. 3 yıl geri ödemesiz kredi verelim ya da kredi ihtiyacı 100 bin dolar ama biz 110 bin dolar verelim. Belki evde tadilat yapar. Nasıl olsa evlerin değeri artıyor’ şeklinde bir yapı vardı. Bunu da bankalar kendi bilançoları üzerine değil de ayrı kurulan şirketler üzerinden yapıyorlardı. Dolayısıyla subprime mortgage, krizi tetikledi” diye konuştu.

ABD’de 20-30 yıl vadeli kredilerin 15-20 günlük fonlamalarla idare edildiğini belirten Atay, “Bankacılar bunu yapsa dahi, denetleyici kuruluşların bunları denetleyip engellemesi lazımdı. Rating kuruluşları, ‘Ey banka senin bilançon sağlıklı görünüyor ama kurduğun şirket 20-30 yıllık kredileri 15-20 günlük fonlarla idare ediyor’ deyip uyarmalıydı” dedi.

Türkiye’de ise subprime mortgage olmadığını vurgulayan Atay, gelişmekte olan ülkelere bakıldığında kredilerin çoğunun diğer ülkelerin para birimi cinsinden kullandırıldığına dikkati çekti. Bu durumun çok ciddi döviz riskine yol açtığına değinen Atay, şunları kaydetti:

“Türkiye’de bireysel tüketiciye döviz cinsinden kredi kullandırılmaması çok doğru bir karar. 10 sene önceye bakıldığında 6-7 yıl vadeli konut kredisi dediğimiz zaman bayağı uzun zaman derdik. Fakat şimdi kredilerin yüzde 55′i 10 yıl vadeli. Toplam kredilerin yüzde 15′i de 10 yıl üzeri vadelerde… Bu zamanla artacaktır.

Vadelerin uzamamasının iki nedeni var. Birincisi fonlama yapısı. Türkiye’de mevduatlara baktığımızda ortalama vadeler 3-4 ayın üzerine geçemedi. İkinci sıkıntı da Türkiye’de mortgage kredilerinin neredeyse tamamı sabit faizli. Kredi faizleri artınca faizleri artırmıyorsunuz. Fakat düşünce müşterinin kapama hakkı var. Almış olduğunuz yüzde 2 cezalar da aradaki farkı karşılamıyor. Ama bir nebze de olsun bu cezalar bankaların zararını karşılayan bir unsur.”

Tüketicilerin genellikle sabit faizli konut kredilerini tercih ettiğini belirten Murat Atay, değişken faizli konut kredisi kullanıldığı zaman kapama gibi bir sorunun olmadığını, faizlerdeki düşüş ya da artışa göre aylık taksit ödemelerinin güncel olarak yeniden hesaplandığını ifade etti.

“Konut kredilerinde faiz değişken olsaydı, faizler daha aşağıya düşebilirdi”

Atay, sektördeki sorunlu kredi oranının BDDK verilerine göre 2012 yıl sonu itibariyle yüzde 0,84 olduğunu ve bu tutarın çok düşük düzeyde olduğuna dikkati çekti.

“Konutun ekspertiz değerinin yüzde 75′inin konut kredisi, kalan kısmın ise ihtiyaç kredisi ile karşılanıyor. Böyle bir uygulama var mı?” şeklindeki soru üzerine Atay, şunları söyledi:



“Bu dediğiniz çok yaygın olsa ciddi bir risk oluşturabilir. Ama sektörde bu durum çok nadir, yok denecek kadar az. Üzerine çalışılacak değerde değil, yüzde 1′ler düzeyinde bile değildir. Kendi bankamdan biliyorum, bizde böyle bir uygulama yok. BDDK’nın koymuş olduğu bu kural, hem bankayı hem de tüketiciyi koruyan bir düzenleme. İş yerlerinde bu oran yüzde 50 düzeyinde. İş yeri kredilerinin çok fazla artış olmamasındaki bir neden de yüzde 50 kuralıdır.”

Geçen yılla kıyaslandığında faizlerin bu yıl ciddi oranlarda düştüğünü belirten Atay, “Katılım bankaları hariç 6 Nisan 2012 itibariyle kredilerdeki net büyüme (kullandırılan-kapatılan) 853 milyon lira. Baktığımızda yüzde 1,2′lik bir büyüme olmuş. Bu yıl 5 Nisan itibariyle 5,7 milyar lira net büyüme var. Yaklaşık yüzde 7,2′lik bir büyümeye denk geliyor.

Bu faiz oranlarının düşüşünün kredi kullanımı ne kadar etkilediğini gösteriyor. Şu an kredi kullanacaklar kullansın. Konut kredilerinin bu seviyeden daha aşağıya düşeceğini öngörmüyorum” dedi.

Atay, emeklilik fonlarındaki büyümenin gelecekte bankaların fonlama ve mevduat vadelerini ayarlamada olumlu etki yaratacağını ifade ederek, şöyle konuştu:

“Konut kredilerinde faiz değişken olsaydı, faizler daha aşağıya düşebilirdi. Faizler değişken olmadığı için faizlerin tarihi düzeyde olduğunu düşünüyorum. Ev alacaklara önerim olacak. Ev alırken konut kredi faizleri karar için tek etken değil. Oturmak için işe, ulaşıma ve çocuk var ise okula yakınlık çok önemli. Şu an için kredi faizleri çok uygun. Uygun ev bulunursa şu an ev almanın tam zamanı…”

“Kredi kullandırım açısından bu yılı antrenman yılı olarak görüyoruz. Ama asıl büyüme 2014′te”

Kentsel dönüşümün Türkiye için olmazsa olmaz bir durum olduğunu, Türkiye’de yaklaşık 6,5 milyon konutun kentsel dönüşüme dahil olduğunu vurgulayan Atay, Türkiye’de bankaların da kentsel dönüşüme destek verdiğini hatırlatarak, kentsel dönüşümle ilgili şunları anlattı:

“Kentsel dönüşüm kapsamında yapılacak binada, konutta KDV muafiyeti var. Ayrıca konut kredisi kullanımında devletin yüzde 4 civarında kredi faiz desteği var. Kira yardımı var… Artık bilinç değişti. İnsanlar kendileri bir araya gelip evimiz eski, yıkıp yeni bir binada oturalım diyor. Eskiden apartmanda 1 kişi dahi istemeseydi bu işler olmuyordu. Şimdi kanunen 3′te 2 çoğunluk sağlandığı zaman bu işler yapılabiliyor. Devletin büyük desteği var. İnsanlar şimdi bir araya gelip müteahhitle anlaşıp evlerini yenileyebiliyorlar, devletin desteği olmadan bile… Çevre ve Şehircilik Bakanlığı iyi işler çıkardı ve algıyı değiştirdi.”

Garanti olarak kentsel dönüşümde önemli bir rol oynayacak belediyelerle, müteahhitlerle sürekli görüşerek, finansman boyutunda destek verdiklerini söyleyen Atay, “Kentsel dönüşümde kredi kullandırım açısından bu yılı antrenman yılı olarak görüyoruz. Ama asıl büyümenin 2014 yılında olacağını düşünüyorum” dedi.

Geçen yıl yüzde 17 büyüme ile sektörün üzerinde büyüme gerçekleştirdiklerini ifade eden Atay, pazar payının da geçen yıl, katılım bankaları hariç 12,84′ten 13,13′e çıktığını söyledi.

İlk çeyrek itibariyle aynı pazar payını sürdürdükleri bilgisini veren Murat Atay, “Amacımız bu payı artırmak ve arayı açmak. Bize gelen kişilere uygun ödeme koşullarını sağlayacak ödeme planlarını sunuyoruz. Bu da müşterilerin bütün ihtiyaçlarına karşılık veriyor. Vakıflarla ve derneklerle, maaş müşterilerimizle, kamu personelleriyle önemli iş birliklerimiz var” değerlendirmesini yaptı.


Bir önceki yazımız olan 2-B’de tapular verilmeye başlandı başlıklı haberimizde 2B, 2b arazileri ve 2b tapular hakkında bilgiler verilmektedir.

Bu konu hakkında yorumunuzu yapın! »